
Bize sürekli söylenen çok klişe bir şey var :
"Nasıl yaşarsanız,öyle ölürsünüz,nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz,nasıl dirilirseniz öyle haşredilirsiniz (hesaba çekilirsiniz)."
Klişe evet ama bu bir hadis aynı zamanda. O halde sıkıcı bir klişe diyemeyiz,sadece neden sıkça dillendirildiğini tefekkür edebiliriz.
Çok sık geçiyor okudğumuz kitaplarda , katıldığımız söyleşilerde...
Bu yargıyı halk arasında "su testisi su yolunda kırılır" cümlesiyle de ifade ederler bazen.
Ben, son nefesimi çok düşünüyorum;
bazen sabah uyandığımda,son nefesi bir sabah vakti verecek olabilir miyim acaba diye ,
bazen güzel bir hediye aldığımda , bir giyecek mesela, acaba son nefesi verirken üzerimde bu olabilir mi diye ,
bazen de birine çok ama çok kırıldığımda ,acaba son nefeste bu kırgınlığım aklıma gelecek mi diye...
Yani sık sık,son nefesi verdiğim anı hayal ediyorum.
Sağlıksız eylem gibi gelebilir ama bunu yaptıkça o "an" ile daha da barışıyorum alışıyorum belki de.
Önemli ama son nefesi verdiğimiz an biliyorsunuz.En güzel hislerle heyecanlı bir buluşma arefesi gibi yaşamayı/yudumlamayı hayal ettiğim o kutsal vuslat...En tatlı haliyle vuku bulsun hepimiz için inşaallah...
Ve kitaptan bazı notlar ;
Sevgili Peygamberimiz buyurmuş ki : "Lezzetleri acılaştıran ve yıkan ölümü çokça hatırlayın."
"Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır;sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile." (Nisa 4/78)
Resulullah'a ölümden ve onun şiddetinden sorulduğunda şöyle cevap vermiştir :" Ölümün en hafifi yünün içinde bulunan pıtrağa benzer;hiç pıtrak yünsüz çıkar mı ? Elbetteki onunla beraber yün de gelir."
Peygamber efendimiz :" Şüphesiz ölü,arkasından ailesinin ağlaması yüzünden azap görür."buyurmuşlardır.
Peygamber efendimiz ." Ölülerinizin kefenlerini güzel yapınız.Çünkü onlar aralarında birbirlerini ziyaret ederler ve kefenlerinin güzelliğiyle birbirlerine karşı iftihar ederler." buyurmuşlardır.
Peygamber efendimiz bir gün şöyle dedi : "Kim bir cenazede , cenaze namazı kılınıncaya kadar kalırsa bir kırat,gömülünceye kadar kalırsa iki kırat sevap alır." Sahabelerden biri iki kırat ne kadardır ? diye sorunca Peygamber efendimiz "İki büyük dağ kadardır." diye buyurdu.
Yine peygamber efendimiz buyurmuştur ki ; "Şehid, ailesinden yetmiş kişiye şefaat edecektir."
Ve daha uzar gider , birbirinden ilginç notlar...
Tedarik edip okuyunuz efendim.
Rabbim, dudaklarımızın arasından huzurla süzülüp çıkan bir son nefes nasip etsin hepimize.
Amin...
Ve sevgiler :)