- Bilge biz kabuğumuzun içinde Senai Demirci gibi takılırken insanlar kabalaşıyor. Duyarsızlaşıyor... Sen de hassassın biraz( Burda sitem kaçtı sesine...)
-Açıklama dedim, açıklama boşver de... Daha ne kadar böyle Senai Demirci gibi kalıcaz biz ?
- Bilmem...
Biraz Muhsin Ünlü... Biraz Sabahattin Ali... Biraz Senai Demirci... Öyle kendine özgü bir mozaik. Kabuğumuzun içinde ruhumuzu sarıp sarmalamış. Kırıp dışına çıksak bir dert, içerde akıbeti beklesek ayrı bir dert... Dışardaki dünyaya biraz gerçek sanat biraz da zerafet katabilsek iyiydi.
Neyse bu kavanozları dantelle kapladım. Çünkü dışardaki insanları naif meziyetlerle kaplayamıyorum. Elimden gelmiyor. Bir silikon tabancası işimi görmüyor. Ama kavanozlar için bir kaç parça dantel, bir silikon tabancası ve biraz da saten kurdela yeterli.
Bakıyorum şu tarihe en son 20 Ocak ta yazmışım ama bana göre sanki yıllardır yazmamışım gibi özlemişim bloğumu :) Artık anladım ki ben bu bloğu asla kapatamıcam sanırım :) Neyse kapatma gibi bi derdim de yok zaten...
Genelde olduğu gibi şu aralar da yine çok yoğunum dostlar. Gano excel girdi hayatıma ve yeni insanlar yeni ortamlar da beraberinde... :) Gano excel de nedir diyenler olursa Google amcaya bi soruversinler, yine de detay isteyen olursa ben de yardımcı olurum tabi :) Ve de Pinterest hanım teyzeyle de akraba olmak üzereyiz şu ara. Tabi bununla birlikte ben de geri dönüşüm işlerine bir el attım ki sormayın gitsin. Gelsin yeni ev dekorları, takılar ve bir sürü ıvır zıvır ciciler... Takı demişken önümüzdeki günlerde kendi imal edip satışa sunduğum takılarım çok yakında bloğumda haberiniz olsun :)
Şimdilik altta gördüğünüz eski cam şişenin değişimine ait fotoyla idare edin. Eski dantellerle süslediğim yeşil nostaljik cam şişe, bugünlerde evimizdeki ilgi odağının tam merkezinde. Daha planlarımda neler var neler ama :) Yeter ki Mevla sağlık sıhhat afiyet versin inşaallah :)
Kırtasiyeden aldığım kuvvetli bir yapıştırıcı ile monte ettiğim eski dantellerin üzerine krem bir kurdela ile cilasını yapınca hoş bir ev dekoruna kavuştum. Ayrıca kapağına da yaptığım eklemelerle mutfakta sağlıklı bir saklama kabı olarak da kullanılmasına kapı aralamış oldum. Boş şişeleri ve eski dantelleri olanlara söz konusu kombinasyon ısrarla tavsiyemdir...
Ve kapanışta nostaljik şişeye nostaljik bir şarkıyla eşlik edeyim tam olsun bari. Canımın içi bir cana dinlettiğimde "Bilge resmen şarkıdan naftalin kokuları yükseliyor" deyip de beni kopardığı şarkıdır hani bu :)
Dinleyin bakim şunu plz :)
Benden haberler şimdilik bu kadar blogcanlarım.Çok uzatmadan dönüp gelip size takı tasarımlarımı anlatıcam kaybolmayın bi yere tamam mı ? Hadi gittim ben :)
Bloğumun "sende yap şunu" köşesi ne zamandır durgun bir haldeydi. Nihayet bi kıpırtılar gösterdim ve biraz da bu köşe için tasarladığım geri dönüşüm bileziğimi paylaşmaya karar verdim.
Üzeri demir zımbalı bir kıyafet aksesuarı ne zamandır atıl vaziyette dikiş kumaşları arasında bekliyordu. Gel bakalım dedim ona bi gün :)
Orta kalınlıkta bir teli bileğim ölçüsünde çember hale getirip ucunu birleştirdikten sonra biraz elyaf sarıp bağladım. Ve söz konusu zımbalı kumaşı sarıp içe gelecek kısımdan iğneleyerek dikmeye başladım...
İşte bileziğim :) Tarzı biraz frapan oldu bana gelmez ama bu tarzı benimsemiş olan sevgili bir arkadaşıma hediye ettim ve çok mutlu olduğunu görmek en az bileziği yaparkenki kadar mutluluk verdi :) Sizler başka kumaşlarla da deneyebilirsiniz tabi... Böyle şeyler yaptığımda ardından hep şamatalı bir şekilde kendimi över ne kadar becerikli olduğumdan filan bahsederdim de artık yapmıyorum öyle şeyler farkındaysanız. Sanırım olgunlaşıyorum. Ve sanırım olgunlaştığımı söylerken de bir parça kendimi övdüm şimdi değil mi :P Neyse daha fazla batmadan gideyim ben, sevgiler öpücükler hatunlarım :)
Benim bir tane Şüküm var :) Yani ben O'na "Şükü" diyene kadar, herkes O'nu Şükran Hanım diye biliyordu ama artık sadece benim Şükü'm olarak anılır oldu kendisi :) Hatuncuğumla aramızda sürekli aşağıdaki diyalog geçer.İlk gördüğümde boynuna sarılarak ve bağırarak derim ki hep : -Şüküü ! Şükücümm ! Hayatımın kadınısın biliyosun dimi ?! -Git hadi git, herkese söylüyon onu sen. -Aaa ! İftira ! Nerde, ne zaman, kime demişim ya ? -Geçen gün Ayşe'ye söylüyodun, duydum işte. -Şükü aramızda bunların lafı olmaz cicim, hem senin yerin başka bilemedin mi onu sen ?! -Hıı...tabi tabi...hep aynı hikaye. Aslında, O inanmasa da hayatımda çok özel bir yeri var gerçekten. Annemi kaybettikten sonra bulduğum anne potansiyelinin gani gani kaynaklarından biridir kendisi. Tabi bunu sağlayan ortak paydalarımız da fazlasıyla mevcut :) Ne mi onlar ? Mesela eski ve kullanılmayan şeyleri elden geçirip cix objeler haline getirmeye bayılıyoruz ikimiz de :) Bir araya geldiğimizde çılgınlar gibi yapıp ettiklerimizi anlatıyoruz dakikalarca.O esnada etraf bize biraz deliymişiz gibi bakıyor ama umrumuzda mı ki Şükümle :)) Neyse işte, bu yeni "sen de yap şunu" konusu da Şükü'cüğümün bana verdiği gömlekle ilgili. Gençlik yıllarında, yani 38 bedenlik fıstık gibi bir hatunken giyiyormuş bu gömleği. Çok sevdiği için uzun yıllar saklamış. Sonra da bana hediye etmek istemiş, " En güzel sen değerlendirirsin" dedim diyerekten verdi geçenlerde. Yemişim Mango'sunu Vakko'sunu ! Şükümün kıymet verip sakladığı, sonra da bana hediye ettiği gömlek on basar ki onlara ! Hemen kolları sıvadım tabi ben de bu sebep :) Hedef : Gömleği en güzel şekle şemale sokup Şükümün mutlu ve hayran bakışları karşısında defile yapmak. Bu hedef de 12 den vuruldu elhamdülillah :) Nasıl mı ? Aynen şöyle :)
Bu gömleğin ilk hali oluyor, henüz üzerinde operasyon izleri yok tabi bu aşamada :)
İşe ilk olarak yaka modelini değiştirmekle başladım. Kat izlerini ütüleyip bir düğme deliği açarak kruvaze yakayı hakim yaka haline getirdim ve sonra da pullarla makyajı yapıldı :)
Son olarak da kenardaki pilelerin üzerine ve kollara pullar dikilip hayal gücüne göre son şekil verildi. Bu kısım en sevdiğim kısım... Yani süsleme olayı. Ne kadar bol pul o kadar ego ihya ! Haha :)) Yok yea o kadar rüküşlüğü de kaldıramıyorum esasen. Neyse son hal bu şekle büründü işte... İkinci "sen de yap şunu" aktivitesini de bu şekilde icra etmiş olduk. Gömleğin burda rengi biraz mat duruyor ama gerçekte giydiğimde herkesler beğendi dipçik not olsun :) Şükümmm ! İster inan ister inanma ! Hayatımın kadınısın sen çok net ! Sağlıkla ve huzurla uzun yıllar yaşa emi :) Sevgiler blogcanlarım :)
Sadece lak lak ederim sanıyorsunuz değil mi ? Elleri çenesi altında, kırlara uzanmış, kafada bin bir hayal Leylaa gibi dolanıyorum ortalıklarda size göre he ? Kitaplar okurum ahkamlar keserim, filmler izlerim değme artizlere çamurlar atarım ? Bildiğiniz çamur bişeyim hee ? Kafa mı sallıyorsunuz şimdi ? Ha ha ! O zaman "Sen de yap şunu !" köşeme hoş geldiniz ! :) O da mı ne ? Tazekahve bloğunda yeni hizmet. Devrim filan. Rönesans gibi bir şey anladınız mı... Artık sadece laf lakırdı yok, aynı zamanda aksiyon da var.Yeni açtığım "Sen de yap şunu !" köşesiyle artık maharetli hanımlar zümresindeki terk ettiğim mekanı tekrardan işgal ediyorum dostlar :) İlkini bu akşam paylaşacağım el emeği uğraşlarımla sizin de kafanızda şimşekler yıldızlar patlamalar oluşturup sonuç itibariyle de bi sinerjiler yapıcaz inşaallah. (Tabi daha çok bayan okuyucularıma yönelik bir köşedir bu ama belli olmaz sıkılıp bir şeyler yapmak isteyen abiler de olabilir belki :)) Mesela ne mi ? Mesela evde işe yaramaz bir mukavva parçası ve biraz da işe yaramaz kumaşınız varsa eğer... Aynı şunlar gibi yani :)
Kumaşları alıp bir güzel mukavvaya sarıp sarmalıyorsunuz. En son da bozulmasın diye kenarından bir güzel dikiyorsunuz. Yapabilirsiniz çok kolay !
En üstü sağlam bir kumaşla kaplıyorsunuz ve tekrardan ince bir dikişle sabitliyorsunuz. Dikdörtgen bir şeyiniz oldu işte. Asıl olay bundan sonra başlıyor ama :)
Yine uygun desenli fazlalık kumaşlarla bir çatı, pencereler ve bir kapı ilave ettiğinizde minik ev kompozisyonunuz hazırdır.Kapınıza asabileceğiniz güzel bir Hoşgeldinizli kapı süsü anladınız mı ? :) Yani bu aşamayı biraz hızlı geçtiğimin farkındayım ama ilk çalışma olduğu için ordaki adımları fotolamak aklıma gelmedi. Ama önümüzdeki işlerde daha detaylı fotolama yaparım söz :) Burda kısaca bahsetmek gerekirse, etkili bir görünüm için çatı kısmının içini pamukla dolduruyoruz ve kabarık bir görüntü elde ediyoruz böylece. Ayrıca Hoşgeldiniz yazısını da iple dikerek elde ettim ben, daha değişik işlerle de halledilebilir tabi :) Ve en son aşamada da bir elinize silikon tabancanızı alıp bir yanınıza da renkli pullarınızı yığdınız mı değmeyin keyfinize ! Dilerseniz her tarafını allayıp pullayabilirsiniz, insafınıza kalmış artık :) Ben pek acımadım açıkçası ! :)) Hem dinlendiren hem eğlendiren dakikalara gark oluyorsunuz bu aşamada ki harika bir şey :) Ya işte böyle dostlar... Daha durun siz ! Kayseri mantıları da açıcam size ! Hahaa :)) Yok yok şakası bile kötü, mantı iptal ! :) Hadi şimdi dinleyin şunu ! Görüşmek üzere ;)
Bir akşam otururken; kıyıda köşede kalmış , kendini ifadesi yetersiz , pasif karakterli yüzüklerin aklına gelir... Parmağına takar çıkartırsın , takar çıkartırsın...
Sonra da "Yok ... Bunlara bi ayar vermeli " dersin :) Eline alırsın kadınsı alet edevatı , iptir tığdır vesairedir :))
O anki hayal dünyan da çiçeğe böceğe ne kadar elverişliyse artık yaparsın bir şeyler.Ortaya çıkan dantelcikleri geçirirsin pasif karakter yüzükcüklere :) Bunlarda bir havalar bir edalar , kokoş dominantlar oluverir her biri :) Düne kadar kıyıda köşede sinmiş olan onlar değilmiş gibi :p Çok haspa şey bu sonradan görme yüzükler ! :)))
Ama haklarını da yemeyeyim şimdi, sayelerinde güzel bir akşam geçirdim ben de :))
Yine bir milyar gülücüklü ve de bir kaç çiçekli böcekli diy yüzüğe sahip postumu yayınlamış bulunmaktayım işte ! :)
Seneee 1990 larda bi yaz günü abiciğin eşi Gülşah (ki ben Ona Güllllllüşah derim) bu cüzdanını bana vermişti.Uzun müddet kullandıktan sonra geçtiğimiz senelerde hala kullandığımı görünce "sen atmadın mı hala onu " dedi bana."Atamadım senden hatıra olduğu için" dedim.İçimden de "atmadım ama artık miyadı dolmuş bunun bi çaresine bakayım ben" diye düşündüm.O an yeni bi deri bileklik beliriverdi hayalimde :) Daha önce de katledip bi cüzdanı deri bileklik yapmıştım kendime hatırlarsanız.Hatırlamazsanız da tıklarsınız gerçi :) İşte bu düşüncelerle başladım kesip biçmeye.Bu katliamın da her adımını kareledim sizler için.Sorumlu blogcu huyum kurusunn :))
Önce yatay şekilde istediğim bileklik boyutunda bi parça kestim düz kısımdan.Ölçüler tamamen zevkinize kalmış.Ben kalın bileklik severim deri olunca :)
Belli aralıklarla delikler açıp arasından kurdela geçirdim.Sizler zincir v.b. meteryaller de deneyebilirsiniz.Ben bi öncekinde zincir kullandığım için bu kez kurdela tercih ettim.Aslında aynı model de bir de farklı renk deri şerit geçirilmiş yapıcam ve paylaşıcam sizlerle sevgili pıtırlar :)
Ve sonuçç...Nazar boncuğu sadece dekoratif amaçlı sevgili dostlar, nazara inanırım ama beni ufacık bir mavi taşın koruyacağına inanmam.Sonsuz gücün kaynağından ziyade kim koruyabilir insan bünyesini :)
Nasıl fena değil ama dimi...Daha çook şeyler yapıcam bu cüzdandan kalan parçalarla inş. Yeni bi seriye başlıyoruz demektir bu :)
Peki adı neden "çok ta tınn bilekliği" diye sorarsanız...Şu günlerin anlam ve önemine binaen derim.Biz bloggerlar görüyorsunuz ki yasak falan tınlamıyoruz.Dns ayarlarımızla oynayıverdik yine bloglarımızın hakimi olduk çok şükür...