18 Nisan 2014 Cuma

Hafta sonu filmleriniz !


Nihayet bloğumda film önerisi yaparken doğru zamanlamayı tutturabilmiş olmanın keyfini yaşıyorum dostlar.
Çünkü iyi blogcular bu gibi şeylere dikkat ederler ...
Ne gibi şeylere ? 
Kış geliyorsa yün örgü eldiven bere tarifleri verilir, kışlık mekanlar tanıtılır filan...
Ve hafta sonu geliyorsa film önerisi yapılır ki tatilde izlesin millet.
İşte ben de bunu yapıyorum şu anda yaşasın ! diyeceğim :)
-Günlerden Cuma mıdır ?
-Evet...
-Hafta sonu film izleyerek keyifli vakit geçirmek isteyenlere önerilerin nelerdir Bilge ?

İşte şunlar şunlar ! :)



Hayatımda izlediğim en eğlenceli filmlerden biri.Mağara devri insanlarını anlatan ama inceden inceye de insanın içindeki keşif tutkusunu depreştiren on numara bir animasyon.Size mağara dönemi içinde geçen bir hikaye yazmıştım hatırlıyor musunuz onu ? Zoi ve Koni' nin çılgın aşkını anlatırdı hani ? Okumayanlar için şuradadır kendisi.İşte film boyunca kafamın içinde kendi hikayemle senkronize halde ilerdi film aslına bakarsanız.Bu filmi izlerken eğleniyorsunuz ama düşünüyorsunuz da...Nasreddin Hoca misali kasıyor azıcık anladınız mı ? :)  Şiddetle tavsiyedir vesselam :)



Peki Tom Hanks sever misiniz ? Ben severim... Bu filmde de Cast Away(Yeni Hayat) filmindeki etkiyi bekledim ama duygusal tansiyonu ona oranla daha düşüktü bu filmin.Sonlara doğru yoğunlaşan bir aksiyon hakimdi daha çok.Bu arada bu filmde de uluslararası bir nakliye firmasının sponsorluğunda oynamış Tom amca.Maersk taşımacılık, "filmi çekin parası neyse biz verelim!" demiş sizin anlayacağınız.Yeni Hayat kadar olmasa da bunu da beğendim ve tavsiye ederim dostlar, izlediğinize değecek emin olabilirsiniz.


Hafta sonunuzu da planlamış olmanın huzuru içinde bu yayına son verebilirim artık :)

Hafta sonunda hava güzel olursa dışarılara atın ama kendinizi,oksijen çekin ciğerlere bol bol, filmleri gece izlersiniz...Nasıl fikir ?
Valla her şeyinizi de ben düşünemem ki ama değil mi ?

Hadi selamlar sevgiler muhabbetler blog dünyası ! 

Seviyorum sizi be ! 

14 Nisan 2014 Pazartesi

Pazar Sorularım #2

Yine bazı sorularımın depreştiği bir pazar gecesi ...


  • İnsanlar neden birbirlerini isimlendirilmiş etiketlenmiş hayali  kutulara yerleştirmeyi pek severler ?



  • Bir insanın normalden daha mütebessim olması neden onu fazlasıyla mesuliyet altına sokar ?



  • Kendini anın tadını çıkarmaya adamış insanoğlu o anları neden kendinden çalan teknolojiyle şahitlendirir...



  • Herhangi bir tartışma sonunda karşımızdakine " Valla helal olsun ben senin gibi düşünememiştim." cümlesini neden daha az söyler olduk ?



  • Yediğimiz güzel yiyeceklerin fotolarını sosyal ağlarda paylaşmak çoğumuza neden mahrem bir şey gibi gelmiyor ?



  • Satın alınabilir şeylerle övünmek bize ne zaman saçma gelmeye başlayacak ?



  • Peki ya gerçekten duyulan sevginin,saygı göstermek ve emek harcamaktan ibaret olduğunu ne zaman... ?


Bla...bla...bla...

Neyse bırakalım şimdi  bu soruları şu şarkıyı dinleyelim hadi ... Klip zamanı 90 lar... 

O yıllara gitmek istiyorum !




Görüşmek üzere blogcanlarım ! 

İyi haftalar olsun şimdiden :)

10 Nisan 2014 Perşembe

Martin Eden

Martin Eden  kimdir ? diye sorarlarsa  şunu diyebiliriz :  O çılgın bir yazardır...

Aslında bir gemi işçisi olan Martin Eden'in yazar olma çabasını anlatan kitap, aynı zamanda son derece güçlü bir motivasyon kaynağı oldu benim için.

Nasır tutmuş elleriyle kaleme son haddinde bir gayretle  sarılışı,
İngiliz filozof Herbert Spencer hayranı bir pozitivist olmasına  rağmen bir burjuvanın kızına deli gibi aşık oluşu, 
dürüstlükten asla fire vermeyen erdemli yapısı,
Ve... ve daha anlatırsam size kitabı okumuş olmaktan farkı kalmayacağı için tüm bu yönleriyle Martin Eden, tanınması gereken bir kahraman demekle yetiniyorum sadece...

İlk kez Jack London okuyorum.Sanırım kötü bir çeviri olmasına karşın sade bir anlatım dili olduğunu tahmin ediyorum yazarın.Özellikle Martin Eden için klasikler arasında olduğu söyleniyor.Bu kitabı  şöhret olduğu bir dönem yazmış ve esas kız olan  Ruth yazarın gerçek hayattaki ilk aşkı Mabel isimli bir bayanı temsil ediyormuş, bu da kısacık bir dip bilgi olsun. 
Israrla tavsiye ettiğimiz çalışmalar arasında yer alabilir bu kitap rahatlıkla. 


Kitaptan bir alıntı eklemek gerekirse ;

"Ne kadar güzel konuşuyorsun" dedi kız farkında olmadan. Martin, O'nun kendisine meraklı gözlerle baktığının farkına vardı.
"Umarım konuşmasını öğreniyorumdur" diye kekeledi."İçimde söylemek istediğim o kadar çok şey var ki.Kimi zaman tüm dünya,yaşam, her şey içime girmiş de benden onların sözcülüğünü yapmamı istiyorlarmış gibi geliyor bana.Nasıl hissettiğimi anlatamıyorum.İçimdeki yüceliği duyuyor ama konuşmaya başladığımda bir çocuk gibi geveliyorum." 

Sanırım bazen Martin'le aynı şeyleri hissettiğimiz zamanlarım oluyor... 

Keyifli okumalar olsun dostlar, herkese sevgiler ... 

4 Nisan 2014 Cuma

Kahve Hikayelerim #10 / e-gurme

Yeni hem de yepyeni bir hikayeyle merhaba dostlar... 

Aslında size bol güneşli ve Kapadokya'lı bir hikaye yazmak istiyordum ama kafamın içinde bu deli taslak çeperlere vurup durmaya başlayınca hadi önce bu çıksın dışarı dedim :) Diğeri için de az biraz beklersek kavuşabiliriz ona da yakında diye düşünüyorum :) 

Sanal dünyanın bizi fazlasıyla sarıp sarmaladığı günümüzde, durup bazen siz de düşünüyor musunuz ? "Sanaldaki hayatımız mı  gerçek yoksa diğer mi ? "
Bazen bu soruya net cevap veremediğim zamanlar oluyor kendi adıma... Kültür, ortak zevkler, mizaçlar,frekansı tutan espri anlayışı gibi etkenler  noktasında aynı coğrafyayı paylaşamadığımız  insanlarla klavyeler aracılığıyla kurduğumuz köprüler belki sandığımızdan daha fazla transferi sağlıyor başka alemlere. 

Ve işte hikayemin dillendirdiği şey budur dostlar: Bir mesajı yok. Bir "oluşun" altını çizer sadece kendisi. 
Sonuç kısmında da Türklere özgü bir  mizahı  ihtiva eder, şimdiden haber vermek lazım... :)

Keyifli okumalar ... 

1 Nisan 2014 Salı

Sancılar...


Yeni bir hikaye yazmak istiyorum...

İçinde Kapadokya olsun,

Şile bezinden elbiseler giymiş kızlar olsun,

güleç yüzlü ve de kültürlü erkekler,

karpuz olsun,

mevsim bahardan yaza geçiş olsun,

beyaz verandalarda pembe çiçekli minderler,

büyülü tasarımlarla meskene dönüşmüş doğal taş mekanlar olsun,

Murat Yılmazyıldırım da olsun,

güneşin doğduğu vakitlerde uyanık insanlar olsun,

çocuk gibi çocuklar olsun , büyümüş de küçülmüş olanlar değil...

gecenin ateşine kavalyelik eden inceden bir gitar olsun mu ? olsun olsun...

Yeni bir hikaye yazmak istiyorum , okumasına sevineceğim insanlar okusun bambaşka alemlere ışınlansınlar istiyorum...




Yazıcam kabile bekle... 


30 Mart 2014 Pazar

Bir seçimin ardından...


Her seçimde olan şeyler , bilirsiniz : 

Hararetli tartışmalarla fikirlerimizi savaştırdık…

Seçim konvoylarındaki araba sayılarından yola çıkarak, seçim sonucunu tespit etmeye çalıştık.

Seçim çalışması esnasında bir araya gelen kadınlar kendi aralarında bol bol kek börek tarifi alıp verdiler .

Seçim şarkılarını kapıştırdık.

Karşı parti için çalışanları sicile işledik…

Artık üstünde parti amblemleri olan yeni bardaklarımız yeni çoraplarımız ve yeni  şallarımız var.

Bu süreçte kimin fikrini nasıl bir üslupla savunduğunu müşahede ettik. İnsanların tarzını öğrendik.

Oyların ziyan olacağı ile ilgili endişe taşıyan partizanlara sıfır hatayla en doğru şekilde mühür vuracağımızı taahhüt ettik.

Seçim esnasında sandık başında beklerken kimseyle göz kontağı kurup yersiz kaş göz işaretlerine maruz kalmamaya özen gösterdik.

Ve oylarımızı kullandık ...

Peki şarkısı nedir bu seçimin ?

İndila’dan gidiyoruz yine , işte şudur  : )



Allah devletimiz , milletimiz ve tüm inananlar için en güzel en hayırlı sonuçları almayı nasip etsin inşallah…
Yöneticiler gelir geçer ama, asıl önemli olan "seçim",  “ doğru insan” olma yolundaki çetin kararlarımızdakidir …

Herkese sevgiler  : )

29 Mart 2014 Cumartesi

Tülin'in Kahvesi-2

Canım dostum sevgili Tülin ! Yani blog dünyasının biricik Tatesal'i :) 

Bizim şu Kahve şeysi kampanyamız için tekrardan kahvesini paylaşmış bizimle . Harika truff ları daa kendisi yapmış muhtemelen.Ellerine ve yüreğine sağlıklar olsun :)

O hem çalışıp hem mutfakta muhteşem şeyler icra eden süper annelerden ! 

Çok teşekkürler ediyoruz can kardeşe :) 


Bilgecim ne zamandır aklımda, bu kahvenin fotosunu gönderecektim inan hep takipteyim içim sıkıldıkça sayfana gelip ferahlıyorum huzurlu sultanım benim....öptüm
Kahvenin yanında truff da getirdim...
Tülin-11. 03.2014

 Tülin'cim kahve dostluğumuz ve huzurumuz daim olsun mutlulukla taçlansın inşaallah. Ve  işte hediye şarkın :) Daha önce de paylaşmıştım bunu ama sanırım 2014 e damgasını vurduğu için iki kez paylaşma hakkımız var değil mi ? Üstelik bu klibiyle de ilk kez izleyenler olabilir :)




Herkeslere sevgiler ve iyi hafta sonları olsun bakalım ! :)