Eşimle sıcak bir yaz günü cıvıl cıvıl Marmaris çarşısından almıştık bu eşarbı.Eşim ve bi grup arkadaşla gitmiştik Marmaris' e.O zamanlar yeni nişanlıydık ve O yanımda yürürken içim kıpır kıpırdı..."Artık öyle değildir,o kıpırtı kaybolmuştur" diye düşünenlere kötü bi haberim var : Hala öyle...hala öyle :)Mesela akşamın olmasını ve yanıma gelmesini iple çekiyorum şu an sölemesi ayıp :)Onunla bütün sıkıntıları derleyip toplayıp görünmez bir kibrit kutusuna hapsetmeyi; kıyıda köşede bulduğumuz mutluluk kırıntılarından da gönlümüzce saraylar inşa etmeyi becerebiliyoruz Allahın da istemesiyle...
Eşarbın nihayetine gelince...Uzunca yaz günlerinde kullanıldıktan sonra iğne delikleri ve terle birlikte hayli yıpranmıştı.Eşarp olarak ömrünün sonuna geldiğine karar verdim ve tam ortadan ikiye ayırdım.Az yıpranmış olan kısmını fular olarak kullanmam mümkündü.Kenarlarını annemden öğrendiğim iğne ardı tekniğiyle işledim.Hazır fular gibi oldu.Diğer kısmından da saat kordonu ve saç bandı yaptım...
Siz de karıştırın çekmecelerinizi eski yazlık kullanılmayan eşarplar yada yazmalar da olabilir,kesin,biçin,süsleyin... değişik objeler girsin hayatınıza eskilere veda ederken :)
Kordon rengini beğenmediğim saatimin kordonunu çıkarttım,onun yerine kıyafetlerime uygun renklerdeki fularları takıp hem marjinal bi görüntü elde ediyorum hem de tek renge mahkum olmaktan kurtuluyorum...
Bu fotoda bana mankenlik yapan mahallenin miniği Meloş' a(Melahat) çok teşekkürler.Foto başaşrılı çıkmadı pek.Bi kaç denemeden sonra bakışları burda da görüldüğü üzre hafiften asabileşti.Çok cadı bi hatun olduğu için fazla kızdırmak istemedim kendisini.Bu bakışları da sizden esirgemek istemedim yalnız.Saç bandım burda göründüğünden çok daha şirin gözüküyor dostlar emin olabilirsiniz diyorum ve sevgiler yolluyorum sanal kuşlarımaa :))