
Çocukluğumdan bu yana içimde ta derinlerde bir "inat"yetiştiriyorum özenle.Kalbimin,kimsenin ulaşmasına izin vermediğim bir bölümünde yetişiyor günden güne.Özel bir inat bence, güzel de bi inat bu...Kısaca, değişime rağmen değişmeme inadı diye tanımlayabilirim size onu.
Tüm danışıklı döğüşlere,yazılı-yazısız kurallara tavır almış bir inat bu...
İki çocuk düşünün...İkisinin de belli oranda bilyesi var.Lakin ikisi de bilyelerini ortaya koymakta çekimser,endişeli.Sonuç olarak güven yok,bilye yok,oyun yok.Hoş birşey yok tabloda.Bendeki ,bilyelerimi hep ortaya dökme inadı işte.Etrafım çekimser çocuklarla dolu olsa bile.Hoş birşey olsun tabloda çabası...Bilyesiz kalma riskine mukavemetle oyun oynama inadı.
Yıllardır içimdeki bu inat hayatıma giren herkesi önce bi şaşırtmakta.Ve her aldığım şaşkınlık tepkisi onu biraz daha yeşertmekte.Sıradan,menfi,içgüdüsel davranış beklenen her durumda inadıma sarılmam müthiş bana göre.Anlamlı bulurlar,anlam veremezler yada.Gülümserken onlara "tebrikler kızım,yine değişmedin" dedim her seferinde kendime ...
İnsanlar sansın,konuşsun ve de çekinmeden kınasın.Abartsın, abartsınlar...Bir hoşluk katabildim mi tabloya ?Bundan daha tatmin edici bişey yok bana hayatta.Konuşulma pahasına dahi olsa.30 yaşında bir kadının çocuk kalma inadı benimki kısaca.
Şimdi siz...Dönün bakın içinize.Orda sizinki de büyümekte.Kiminizin ki yeşermekte kiminizin ki per perişan sararmış.Ne var ki onu canlı tutmak sadece sizin elinizde...
Hoş bir inat bu,güzel de bir inat.Sarılın ona,kurallardan ve endişelerden sıyrılıp.Geçmişinizi özel yapan şey sadece zamana kattığınız şeyler.Anılar demetinizde ne kadar emeğiniz var?
Değişmeyin,değişmeme inadınıza sıkı sarılın...
Hangi denklem verir mutlu ve şaşkın bir yüzdeki o tatlı ifadeyi ?
Sevgiler Tazekahve den...